Doğumdan Ölüme Yaşama Dair Ne Varsa SONUNA KADAR Burada...

    

Osteoporoz

 

Osteoporoz ilerleyen yaşla birlikte sık rastlanan sağlık problemlerinden biri... Yaşlandıkça, kemik yoğunluğunun ve sağlamlığının yavaş yavaş azalmasıyla ortaya çıkıyor. Kemik kütlesindeki kaybın ve kemik kırıkları riskinin çok arttığı bir hastalık. Osteoporotik kemik; normalden daha gevrek, gözenekli ve kırılgandır.

Osteoporozun kemik kırılma riskini artırdığını, kadınlarda erkeklere göre daha sık rastlandığını ve ağrılara, yaşam kalitesinin bozulmasına, işgücü kaybına, sakatlıklara neden olduğunu çoktan duymuş olmalısınız. Bir kadının osteoporoz nedeniyle kalçasını kırma riski; meme, rahim ağzı ve yumurtalık kanserlerine yakalanma risklerinin toplamından daha yüksektir. Osteoporoza bağlı kırıklar çoğunlukla omurga, kalça ve bilektedir. Özellikle ileri yaşlarda görülen osteoporotik kalça kırıklarında, her beş kişiden biri bir yıl içinde ölmektedir. Yaşayanlar ise yatağa ve başkalarına bağımlı kalmaktadır. Tüm bunlardan anlaşılacağı gibi, osteoporoz önemli bir sorundur. Yaşam kalitenizi bozabilir, yaşamınızı tehdit edebilir. Risk faktörleri bilinir, erken dönemde gerekli önlemler alınabilirse osteoporozdan korunabilirsiniz.

Osteoporozla mücadelede beslenmeniz son derece önemlidir. Gıdalarla yeterli kalsiyum almanız, kuvvetli ve sağlıklı kemiklere sahip olabilmenizin ilk adımıdır. Yaşamınız boyunca, farklı dönemlerde farklı miktarda kalsiyuma ihtiyaç duyarsınız. Gıdalarla yeterli miktarda kalsiyum tüketmiyorsanız, kalsiyum desteklerinden yararlanabilirsiniz. Kalsiyum destekleri genellikle iyi tolere edilir ve düzenli kullanıldıkları takdirde, emilimleri kolaydır. Bazen kabızlığa yol açsalar da su içimi artırılıp, bol lifli besinler tüketmekle bu sorun çözülebilir.

Kalsiyum destek tedavisi, kemik kaybınızı yavaşlatabilir ancak tamamen durduramaz. Bu nedenle, sadece ilave kalsiyum almanız da sorunun çözümü için yeterli değildir. Diğer tedavi araçlarından nasıl ve ne zaman yararlanacağınıza doktorunuz karar verecektir.

Kemik yoğunluğu testinde kemiklerinizin kalınlığı ve yoğunluğu ölçülür. En yaygın kullanılan test tipi DEXA’dır (dual energy x-ray absorptiometry) Güvenli ve acısız olan bu testte bir masanın üzerine yatarsınız ve bir makine sizin üzerinizden hareket eder. Bu test 30 dakika ya da daha az sürer. Testin sonucunda kemik yoğunluğunuz, sizin yaşınızdaki ve cinsiyetinizdeki bireylerinkiyle ve genç insanlarınkiyle karşılaştırılır.

DEXA, bir kerelik bir test olmamalıdır. Bu teste hangi sıklıkta ihtiyaç duyduğunuz kemik yoğunluk durumunuza bağlıdır. Eğer ana testin sonucu iyiyse doktorunuz 3-5 yılda bir yaptırmanızı tavsiye edebilir. Kemik yoğunluğunuz düşükse, osteoporoz için diğer risk faktörlerini taşıyorsanız (predsone kullanımı, sigara içmek, ailede osteoporoz hikáyesi vb) ya da osteoporoz tedavisi görüyorsanız yılda 1-2 kez bu testi yaptırmanız gereklidir.

45 yaş civarında bir kadınsanız kemik yoğunluğunuzu izleme ihtiyacı başlamış demektir. En doğru yol, kemik ölçümlerinizin ne sıklıkta yapılacağını doktorunuzun belirlemesidir.

Untitled Document