Doğumdan Ölüme Yaşama Dair Ne Varsa SONUNA KADAR Burada...

    

Yaşlılık Döneminde Karşılaşılan Sağlık Problemleri

Yaşlılık döneminde şu ilkelere dikkat edilmesinde yarar vardır:

1. Besin çeşitliliğine önem verilmelidir. Ana öğünlerde 4 temel besin grubunda yer alan besinlerin yeterli miktarlarda tüketilmesi sağlanmalıdır. Bu besinler;
Et grubu: Etler, kurubaklagiller ve yumurta
Süt grubu: Süt, yoğurt ve peynir
Tahıl grubu: Ekmek, pilav ve makarna gibi unlu, nişastalı besinler
Sebze ve meyve grubu: Tüm sebze ve meyveler
2. İdeal vücut ağırlığı korunmalıdır. Oluşabilecek sağlık problemlerini önlemek adına zayıflıktan ve şişmanlıktan kaçınmalıdır.
3. Öğün sayısı artırılarak her öğündeki yiyecek miktarı azaltılmalıdır. Böylelikle sindirim problemleri önlenir. 3 Ana 3 ara olmak üzere günde 6 öğün beslenme sağlanmalıdır. Başta kahvaltı olmak üzere asla öğün atlanmamalı, kahvaltı ve akşam yemeği mümkün olduğunca erken saatlerde bitirilmelidir.
4. Yaş ilerledikçe diyetteki toplam yağ miktarı azaltılmalıdır. Diyette doymuş yağ asitlerince zengin olan katı yağlar en alt düzeye indirilmeli, doymamış yağ asitlerini daha çok bulunduran bitkisel sıvı yağlar tercih edilmelidir. Yiyecekler haşlama, ızgara yapma, buğulama veya fırında pişirme yöntemleri kullanılarak hazırlanmalıdır.
5. Vücuda yeterli miktarda su ve sıvı alınmalıdır. Suyun; yemek yenildikten sonra alınan besinlerin sindiriminden, metabolik atıklarının dışarı atılmasına kadar her aşamada çok önemli görevleri vardır.
6. Aşırı çay, kahve, gazlı içecekler gibi uyarıcılardan, fazla miktarda acı biber, hardal gibi baharatlardan kaçınılmalıdır.
7. Diyette tuz miktarı azaltılmalıdır. Sofraya tuzluk getirilmemeli, yemeğin tadına bakmadan tuz kullanılmamalıdır.
8. Günlük posa (lif) alımınızı artırılmalıdır. Posalı besinler:
Kurubaklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru börülce, barbunya, soya)
Tam tahıllar (esmer ekmek, bulgur, kepekli pirinç / makarna / erişte / un)
Taze sebze ve meyveler (kabuklu yenilebilenleri soymadan)
Her ana öğünde sebze ve/veya meyve, haftada 2 - 3 kere balık ve kurubaklagil yemeği tüketilmelidir.
9. Vücudu, kalbi fazla yoracak aşırı etkinliklerden kaçınılmalı, açık havadan yararlanılmalıdır. Haftada 3 - 5 gün 30 - 45 dakika kadar yorucu olmayan, kısa yürüyüşler yapılmalıdır.
10. Güneş ışınlarından uygun şekilde ve düzenli olarak yararlanılmalıdır. Kış aylarında öğlen, yazın ise kuşluk ve ikindi vakitlerinde, günde 20 dakika kadar direkt olarak güneşlenilmelidir. Bu durum kemik sağlığı açısından son derece önemlidir. Çünkü D vitamininin en iyi kaynağı güneştir.

KALP HASTALIKLARI: Koroner Kalp Hastalığı (KKH): 65 yaş ve üzerindekilerde kalbe bağlı ölümlerin %85'inin nedeni KKH'dır. KKH için aynı risk faktörleri yaşlılar için de geçerlidir ve yaşlı grupta da agresif risk faktör modifikasyonu yapılmalıdır. Yaşlı hastalarda çok damar tutulumu ve sol ana koroner arter hastalığı daha yüksek oranda görülür. Angina pektorisi olan yaşlı hastalarda tedavi gençlerdeki gibidir. Akut miyokart infarktüsü (AMı) ile erken gelen hastalarda yapılan trombolitik tedavi mortaliteyi azaltmaktadır. PTCA ve by-pass cerrahisi de yaşlılarda başarı ile uygulanmaktadır.

Hipertansiyon: 65 yaş ve üzerindekilerin %50'si hipertansiftir. Yaşlılarda en sık görülen hipertansiyon tipi izole sistolik hipertansiyondur. Yüksek sistolik kan basıncı, yüksek diyastolik kan basıncına göre kardiyovasküler komplikasyonların daha iyi bir belirleyicisidir. Yaşlı hipertansiflerde postural ve post-prandial hipotansiyon gelişebilir. Gençlerin ve orta yaşlıların tedavisinde kullanılan tüm anti-hipertansif ilaçlar yaşlılarda da kullanılabilir. Hipertansiyon tedavisi ile fatal stroke %60, fatal MI %50 oranında azaltılabilmektedir.

Kalp Yetmezliği: Yaşla birlikte artma gösterir. 65 yaş üzerindekilerde çok yaygındır. Yaşlıların %75'inde kalp yetmezliği sistemik hipertansiyon ile birliktedir. Yaşlılarda diyastolik kalp yetmezliği yüksek oranda (%50) görüldüğünden ve sistolik ile diyastolik kalp yetmezliğinin tedavisi farklı olduğundan, bu yönden ayırıcı tanı önemlidir. Ekokardiyografi ile bu ayırım kolayca yapılabilir.

MALlGN HASTALIKLAR (KANSERLER): Akciğer Kanseri: Yaşla birlikte artma gösterir. 75 yaş civarında pik yapar. Erkeklerde en sık görülen kanser türüdür. Kadınlarda meme kanserinden sonra ikinci sırayı almaktadır. Akciğer kanseri ölümlerinin erkeklerde %90'1, kadınlarda %80'i sigaraya bağlanmaktadır. Tedavi hücre tipine ve hastalığın evresine göre yapılır.

Meme Kanseri: Meme kanseri prevalansı 80 yaşına kadar yaşla birlikte artma gösterir. Erken menarş, geç menopoz, HRT, abdominal şişmanlık, meme kanseri için risk faktörleridir ve bu, östrojenlerin meme kanseri patogenezinde rol oynadığını göstermektedir. Erken tanı için kadının kendisinin her ay meme incelemesi yapması ve senede veya 2 senede bir mammografi yaptırtması önemlidir. Tedavi cerrahi ve hormon tedavisidir. Tamoksifen kısmi bir östrojen antagonistidir ve yaşla birlikte meme tümörlerinde östrojen reseptörleri arttığından, yaşlı kadınların meme kanseri tedavisinde tamoksifen'in önemli bir yeri vardır.

Prostat Kanseri: 65 yaş üzerindeki erkeklerde 1 numaralı kanserdir. 70 yaş üzerindeki erkeklerin yarısından fazlasında prostat kanserinin histolojik delili bulunmaktadır. 50 yaş üzerindeki erkeklerde senelik prostat incelemeleri erken tanıda yararlı olacaktır. Bunun için serum PSA ölçümü ve dijital rektal inceleme (DRI) yapılmalıdır. Serum PSA değeri yaşa özgü normal sınırlar içinde ve DRI normal ise kişi senelik izlenmeye alınmalıdır. Eğer serum PSA değeri yaşa özgü normal değerin üzerinde ise veya DRI pozitif ise hastaya transrektal ultrasound ve bunun rehberliğinde biyopsi yapılmalıdır. Tedavi cerrahidir.

Kolon Kanseri: 40 yaş üzerindeki her dekadda 2 kat artış göstermektedir. Hayvani yağdan ve rafine şekerden zengin, lifsiz-kepeksiz bir diyet ile beslenenler yüksek risk altındadırlar. 50 yaş üzerindekilerde yılda bir dışkıda gizli kan bakılması ve 3-5 yılda bir sigmoidoskopi (60 yaş üzerindekilerde tümörün sağ kolonda yerleşimi nedeniyle kolonoskopi) yapılması tarama programı olarak önerilmektedir. Tedavi cerrahidir.

SEREBROVASKÜLER HASTALIKLAR: Stroke insidansı ve stroke ölümleri yaşla birlikte artış göstermektedir. 60 yaşından sonra subaraknoid kanama insidansı azalmaktadır. ileri yaşlarda hemorajik stroke nedeni intraserebral kanamadır. Burada da başlıca neden hipertansiyondur. İskemik stroke ise karotid, vertebral ve kafa içi büyük arterIerin aterosklerozuna ve beynin derin penetran arterlerinin tıkanmasına Oaküner infarkt) ve embolilere bağlıdır.

Stroke'un önlenmesi tedavisinden çok daha kolaydır ve bu geriatrik hastalar için de geçerlidir. Hipertansiyon, hiperkolesterolemi tedavi edilmeli, sigara bıraktırılmalı, fizik aktivite artırılmalı, kişi obez ise zayıflatılmalıdır. Bu arada KKH, kalp yetmezliği ve aritmisi olan hastalarda bunlara yönelik tedavi de uygun bir şekilde yapılmalıdır.


Transient Iskemik Atak (TIA) gelmekte olan bir stroke'un habercisidir. TIA geçirenlerde bunun nedeni araştırılmalıdır. Bu, sıklıkla internal karotid arterin veya vertebral arterin aterosklerotik hastalığına bağlıdır. Tanıda Doppler ultrason incelemesi çok değerlidir. Önemli derecede darlık saptanırsa endarterektomi yapılır. Cerrahi girişim yapılamıyorsa warfarin, aspirin ile hasta anti-koagülan, anti-agregan tedaviye alınır. Derin penetran arterlerin tıkanıklığına bağlı laküner infarktlar hemen tamamen hipertansif ve diyabetik hastalarda görülür.

KOAH: Yaşlılarda en başta gelen ölüm nedenlerinden biridir. Olguların %80'inde risk faktörü olarak sigara vardır. Solunum rezervi olan hastalarda uzun süreli egzersiz programları, enfeksiyonların önlenmesi ve tedavisi, bronkospazmın önlenmesi, yeterli hidrasyonun sağlanması yönünde bir tedavi düzenlenmelidir.

INFLUENZA VE PNÖMONI: Yaşlılarda, özellikle kronik hastalığı olanlarda tüm hastaneye yatma nedenlerinin %50'si ve ölümlerin %75-80'i influenzaya bağlanmaktadır. Komplikasyon olarak pnömoni ve ağır bronşit gelişebilir. Bu komplikasyonlar yaşla artar ve 70 yaş üzerindekilerde sıktır. Influenza pnömonisi ekseri akciğerde konjesyon olan kalp hastalarında gelişir ve ölümcülolabilir. Veya influenzayı takiben bakteriyel pnömoni gelişebilir. Kronik hastalığı olanlar ile 65 yaş ve üzeri olanlarda Eylül başında influenza aşısı yapılmalıdır. Aşı, yüksek riskli yaşlı kişilerde influenzadan olan ölümleri azaltmada %75 etkinliğe sahiptir.

OSTEOPOROZ: Yaşlıları tehdit eden önemli bir sorundur. Osteoporoz için major risk faktörü yaştır. Kadın cinsiyet, erken menopoz, ince yapı, aile öyküsü, diyette düşük kalsiyum alımı, sedenter yaşam tarzı, hareketsizlik te önemli risk faktörleridir. Kırılma meydana gelinceye kadar kişi asemptomatiktir. Omurgada kompresyon kırıkları, Colles kırıkları, femur boyun kırıkları osteoporozun başlıca komplikasyonlarıdır. Tedavi HRT, oral kalsiyum alımının artırılması, multivitamin şeklindeki preparatlardan alınan Vit.D'nin aktif metabolitleri, kalsitoninler, bifosfonatlar ve fizik aktivitenin artırılmasıdır.